İdama giden yol – 7
Konu/Yazar atakgazetesi - Mar 16, 2010 - Yorum 0
ATAK: Sizi tuvalete kapattılar, askerler üzerinize yürüdü, rütbeli subay gelmedi mi sizinle görüşmeye?
O.Y. Bulunduğum yer soğuk, kış ayı, üzerim çamur, ıslak üşüyorum. Askerlerin cop faslının üzerinden 10 dakika geçti, toparlandım elimi yüzümü temizledim. Kısa süre sonra sesler yine çoğalmaya başladı, baktım yine geliyorlar. Yerdeki paspası aldım kendime siper yaptım. Dışarıdan gelen sesleri duyuyorum; ‘komutanım çok saldırgan, saldırıyor, tehlikeli, gitmeyin’ diyorlar. Komutan ise açın görecem diyor.Kapı açıldı, heybetli bir paşa karşıma dikildi ‘Oğlum sakin ol, bırak elindekini’ dedi. Elimdeki paspası bıraktım, ‘bana işkence yapıyorlar’ dedim. Tamam, evladım tamam’ dedi. ‘Kaç kişi kaçtı’ diye sordu, ben de ‘kimse kaçmadı komutanım’ dedim. İlk ben çıkmaya çalıştım ancak yakalandım dedim, bana inanmıyorsanız sayım alabilirsiniz dedim ancak koğuş sayım vermiyormuş. İsyan başlatmışlar.
ATAK: Sizin vurulduğunuzu sanarak mı isyan başlatmışlar?
Daha sonra arkadaşlardan öğrendiğim kadarıyla o zaman şöyle diyorlarmış arkadaşlar, ‘O.yu ölü veya diri görelim ondan sonra sayım vereceğiz’. Evet, benim öldüğümü sanarak isyan başlatmışlar. Cezaevinde bizi temsil eden bir başkanımız vardı, onu getirdiler yanıma beni gördü, ayaküstü iki dakika konuştuk, ‘yaralı falan değilim, iyiyim’ dedim. İkna oldu, döndü sayımını verdi.
Kamera görüntüm istenmiş
O gece sabaha kadar tuvalette kaldım, sonra talimat gelmiş beni çıkardılar, kelepçeli olarak. Alay’dan benim kameraya çekilmemi istemişler. Alay’dan benim kameraya çekilmemi istemişler. Cezaevinin giriş avlusu var, geniş bir alan, oraya çıkardılar. Askerler etrafımı sarmış durumda, kameralı bir astsubay beni görüntüledi.
İfadem önceden tasarlanmıştı
Kamera çekimi tamamlandı, işleri bitti, beni tekrar tuvalete kapattılar. Bir müddet daha orada kaldım, ‘savcı geldi’ dediler. Tuvaletten çıkardılar beni, savcıya küçük bir oda tahsis etmişler, beni de oraya götürdüler, kelepçelerimi çözdüler. Vereceğimiz ifadeleri de daha önceden belirlemiştik zaten. Olayı üstlenecekler belliydi. Kaçışı üstlenecek 6 kişi belirlenmişti.
Savcının yanına oturdum, ‘çay, sigara içer misin’ diye sordu, arayıp da bulamadığım şey, zaten bir mahkûmun yoldaşı çay ve sigaradır.
Pazarlık yaptık
Savcı, ‘geçmiş olsun’ diyerek lafa başladı. ‘Kimler yaptı, kaç kişiydiniz?’ diye sordu. ‘6 kişiydik, denedik olmadı, başaramadık, siz de yakaladınız, durum bundan ibaret.’ Bunları kameraya konuşur musun diye sordu, konuşurum dedim, fakat bir şartım var dedim Savcı, şartın nedir diye sordu. burada kalmamı garanti edin, ben de konuşayım dedim. Kameranın karşısında, cezaevinde kalmam garanti edilmediği için hiçbir şey konuşmak istemiyorum, bu kadar’ dedim. Verdiğim ifadenin altını imzaladım. Hastaneye gitmek istediğimi söyledim, işkence gördüğümü ve yaralı olduğumu belirterek hastaneye sevkimi istiyorum dedim. Tamam dediler.
ATAK: Savcıya ifadenizden sonra, firar girişimi için de mahkemeye çıkarıldınız mı?
Firardan tutuksuz yargılama çıktı
O.Y. Savcıya verdiğim ifade doğrultusunda tüneli kazan 6 kişiyi, birkaç gün mahkemeye çıkardılar. Mahkeme bizi tutuksuz yargılanmak üzere serbest bıraktı. Sonuçta zaten içerideyiz, fakat birkaç gardiyanı tutukladı, görevi suiistimalden.
Mahkeme sonrası beni tekrar hücreye koydular. 15 günlük cezanın bitimi hafta sonuna denk geldiği için iki gün de fazladan bıraktılar beni hücrede. Pazartesi sabah beni hücremden çıkarıp, arkadaşların yanına, normal yere aldılar, aynı gün akşam veya bir gün sonra, daha tünel olayının sıcaklığı üstümüzden geçmemişken, af dediğimiz, şartlı salıverilme diye bir yasa çıktı.
ATAK: Şartlı salıverilme sizin suçunuz ve durumunuz için ne anlama geliyordu.
O.Y. Şartlı salıverilmenin özeti şu; idama hükümlü bir kişi bir fiil 10 yıl yatmış ise serbest bırakılır. Müebbet hapis cezası almış bir kişi 7 yıl 9 ay yatmış ise serbest bırakılır, günlü cezalarda da 5’te birini yatmışsa serbest bırakılır diye bir yasa. Bizim medyatik idamlık arkadaşımız ertesi gün çantasını topladı ve gitti. 7 kez idam almış bu arkadaşımız tahliye oldu
Gün kağıdım oldu
İçeride 150 kişi var isek 30 kişi falan kaldık, herkes tahliye oldu. Arkadaşlarımızın bir kısmı yasadan yararlanırsınız dedi, bazıları yararlanamazsınız dedi. Aradan birkaç gün geçti idare beni çağırdı. 10 sene sonrasında ilk defa bana ‘gün kağıdı’ verdiler. Cezaevinde mahkum için gün kağıdı önemlidir. O kağıtta, suçu, infaz yasasına göre yararlanacağı süresi ve çıkış tarihi yazılıdır. 10 sene sonunda benim de elimde ilk defa gün kâğıdım oldu Biz idamlıkların gün kağıdı olmaz. Bu kağıt bana mezuniyet diploması gibi bir şey oldu.
Ülkücü hareket sola yenilmişti
Sağcı da, solcu da bu olayları kendi çıkarları için yapmamış. Kimisi ülkesini, bayrağını, vatanını korumuş bizim gibi. Biri de halkların ezilmişliğini ön planda tutmuş bunun için mücadele vermiş. Orak çekiçli bayrak taşımışlar. O dönemde bunların ideolojileri de pirim yapıyordu belki. hatta açık yüreklilikle şunu da söyleyebilirim, 12 Eylül öncesinde, Türkiye genelinde ülkücü hareket solun karşısında yenildi. Bunun nedenlerini de ileride açıklayacağım.
HAFTAYA: İçindeki ses, son anda yine aksilik olacak diyordu, dediği çıktı mı? Neden serbest bırakılmadı.. Tahliyesi onaylandıktan sonra yine tutuklandı, ancak bu sefer götürüldüğü yer çok farklıydı.
Röportajın tamamı ATAK GAZETESİ’nde…
Goruntuleme 1122 defa / Okuyucu Sayisi 602 kisi
Konu/Yazar: Antalya • Atak Gazetesi • Manşet-
Yazar Hakkında:













