ANTALYA’DA TURİZMİN TARİHÇESİ – Fikret Sürücü

ANTALYADA TURİZMİN TARİHÇESİAntalya, Akdeniz sahillerinde doğasıyla, tarihiyle ve iklimiyle dünyanın en iyi turizm bölgelerinden biridir. Alanya’dan başlayıp Tekirova’ya kadar uzanan, hatta bugün itibariyle Kumluca ve Finike’yi de içine alıp, Kaş Kalkan Fetiye hattına kadar ulaşan çok geniş bir çanağı oluşturmuştur.

1980’li yılların başlarında şimşekleri üstüne çekmeyi başarmış. Özel sektörün  özverisi ve Devlet teşvikleri ile bu günlere gelmeyi başarmıştır!!!

Ancak, bu süreçte maalesef her konuda olduğu gibi ciddi talihsizlikler yaşanmıştır. Gerek hızlı yapılaşmada ve gerekse altyapı anlamında birçok konu pas geçilmiştir. Bu zaman içerisinde ihlal edilmiş yeşil alanlar, beş ayda biten ve hizmete açılan beş yıldızlı oteller, üç beş oda fazlası uğruna helak edilen dev çam ağaçları vs. Bugün geldiğimiz nokta itibarıyla Türkiye turizminin %60’ını tek başına sırtlamış Dünya turizminde yok sayılamaz bir noktaya gelmiştir. Katkıda bulunan herkese sonsuz teşekkürlerimi sunmadan geçemiyeceğim. Peki kim bunlar; hasbel kader yolu Antalya ile kesişmiş burada kazanmış ve buraya yatırmış olanlar. Cömertoğulları (Deflin Grup), Özaltın (Glorıa Grup) ve daha yüzlerce otel kanadının temsilcileri. Öger, Diana, Tui gibi acenta kanadını oluşturan onlarca tur oparatörleri. Merhum Turgut Özal ve ismini teleffuz etmedigim kamu ve özel sektör temsilcileri.

Yaklaşık otuz yıllık bir tarihten söz ediyoruz. Geride kalmış çok kolay yıllar olmadığını hepimiz biliyoruz elbet. Derdim burayakadar kimin ne yaptığını irdelemek birilerini suçlu ilan etmek değil elbet.

Evet burada tam bu noktada bundan sonra ne yapılacağı ile ilgili turizm tecrübemden nacizhane bana kalanları paylaşmak istedim sizlerle.

Çıkış noktam Antalya turizmi ile ilgili yarınlar konusunda ben ve benim gibi hatta benim üstatlarımın bir fikri yok. Evet yarınla ilgili bir fikrin olmadığını idda ediyorum. Yalnız burada net olarak şunu söylemeye çalışıyorum. Kısa orta ve uzun vadede yorum yapılamıyor. Bana göre bunun anlamı şu gelecek planlanamıyor…

Bu noktada şunu söylüyorum. Planlayamadığınız bir geleceği asla yönlendiremessiniz. Yarın oteller mi kapanacak? Yabancılar Antalya’ya gelmekten vaz mı geçecek? Hayır asla bunu demeye çalışmıyorum.

Fuarlara da gidilecek, kampanyalar da yapılacak bu çanağa misafirler de gelecek. Ben bu süreçte belirleyici olabilmekten söz ediyorum.

Kıstaslarını  sizin koyduğunuz net bir fiyat politikasından söz ediyorum. Kaç  kişi daha fazla ağırlamaktan ziyade nasıl daha üstdüzey hizmet verebilirimi, bulduğumla değil seçtiğimle hizmet vermeyi, onun yerine şununla idare etmeyi değil, onun yerine şunu koymayı… Daha yüzlerce örneğini verebileceğim konu var.

Gelin bunları  bir kenara bırakalım artık. Ne söylediğini bilen, kendinden emin, alt sınırları koymuş yani marka olmuş bir Akdeniz çanağı olalım.

Bir sonraki yazımda sorunların nedenlerinden ve nasılından bahsedeceğim.

Bacasız fabrikanın dumanlarının Antalya semalarını kaplaması dileklerimle.

Fikret SÜRÜCÜ

Goruntuleme 659 defa / Okuyucu Sayisi 316 kisi

  • Share/Bookmark

Konu/Yazar: EkonomiManşet-TurizmYazarlar

Etiketler:

Yazar Hakkında:

RSSYorum (0)

Trackback URL

Yorum Yaz




Yorumunuzda avatar görünmesi için Gravatar.