O’nlar – Ümit Ekmekçi

Onlar ki toprakta karınca,
suda balık,
havada kuş kadar
çokturlar;
korkak,
cesur,
cahil
hakim
ve çocukturlar
ve kahreden
yaratan ki onlardır,
destanımızda yalnız onların maceraları vardır.

İstanbul boğazının suları ,üzerinde  gezinen İngiliz,fransız italyan gemilerinden görünmez olmuştu.
İstanbul’u tanımayanlar bir kaç gün önce bu gemilerden inerek sokaklarda ve meydanlarda gezinen bu yabancı askerleri kentin gerçek sahipleri sanabilirlerdi.
Oysa İstanbul’un gerçek sahipleri evlerine çekilmiş,sesizce içlerine gömdükleri hınçlarını büyütüyorlardı.
İstanbul gal edilmişti Anadolu ise direniyordu…
Osmanlı’nın dört bir yanından Anadolu’ya kaçan insanlar  direnişe katılıyordu. Direnişe katılmak için yola çıkanlar arasında genç bir şairde vardı ve henüz 19 yaşındaydı…
Sirkeciden kalkan ”Yeni Dünya ” adlı vapura gizlice binen genç şair Nazım Hikmet’ten başkası değildi…
1 Ocak 1921′de Anadolu direnişine katılmak için İsatnbul’dan kaçmıştı.Yanında genç şair ve yazar arkadaşları da vardı. Aslına bakarsanız ne ölmesini biliyorlardı ne de öldürmesini…
Ama uzakta değil kendi evlerinde yenilgiyi tatmış olmanın üzüntüsü kırılan gururları onları bu vapura bindirmişti. Nazım Hikmet galin ilk günlerinde karanlık çöktüğünde Beyoğlu’da ki tüm binaları kaplayan yabancı gal güçlerinin bayraklarını söküp alıyor ve imha ediyordu; sonrasında koşar adımlarla sokakları geçip evine gidiyor ve masanın başında  coşkulu direniş şiirleri yazıyordu.
Osmanlı gençlerini direnişe çağırıyordu; 1920′inin son günlerinde yazdığı ”GENÇLİK” şiiriyle Osmanlı gençlerini direnmeye çağırıyordu…
19 yaşındaydı Nazım ve arkadaşı Vala Nurettinle Ankara’ya geldiğinde ilk aldığı görev şiir yazmaktı yazacakları şiirle İstanbul gençliğini ”Milli mücadele’ye” çağırmaları istenmişti. Üç gün içinde yazdılar kendilerinden istenen şiiri. Şiir çok sevildi ve İstanbul sokaklarında elden ele dolaştı.
Bolu’ya geçip öğretmenlik yapmakla görevlendirildiler. Anadolu’nın bu küçük kentinde iki İstanbullu genç hemen yadırgandı. Camiye gitmeyen bu iki genç tutcu çevrelerin ve gizli polisin hemen dikkatini çekti.
Bolu ceza reisi Ziya Hilmi ile dostluk kurdular.Neredeyse tüm zamanlarını Ziya Hilmi beyle geçiriyorlardı.Ziya Hilmi bey ile Fransız devrimini,Bolşevik ihtilalini konuşup tarışıyorlardı.
1921 yılının Ağustos ayında ”DOĞU CEPHESİ’NE” Kazım Karabekir’in yanına öğretmenlik yapmak için görev aldılar. Yolda karar değtirerek Moskova’ya eğitim almaya kaçtılar.
Nazım Anadolu’da gördüklerini ve yaşadıklarını kaleme almaya Moskova’da başladı. ”Anadolu’ya geçtim. Millet sıska, Nuh’tan kalma silahı ,açlığı ve bitiyle savaşıyordu Yunan ordularına karşı. Milleti ve savaşını keşfettim.Şaştım ,korktum,sevdim ve bütün bunları yazmak gereğini sezdim…”

Goruntuleme 1401 defa / Okuyucu Sayisi 562 kisi

  • Share/Bookmark

Konu/Yazar: YazarlarÜmit Ekmekçi

Etiketler:

Yazar Hakkında:

RSSYorum (0)

Trackback URL

Yorum Yaz




Yorumunuzda avatar görünmesi için Gravatar.