Özel Eğitim Durumu Bir Facia- (2) Mustafa Öztürk
Konu/Yazar ahmetcakil - Mar 15, 2010 - Yorum 0
CANDA ÖZÜR OLMAZ- Bir önceki yazımızda, bundan sonra elimizdeki dosyaları kamuoyu ile paylaşacağımızı belirtmiştim. Hatta bu özel insanları, radyo programımızda konuk edeceğimi de eklemiştim. 21.03.2010-Pazar- günü radyoda konuğum olacaklar.(akrafm-İst.için frekans;107.6-akradyo.net’ten -19.00-20.30 arasında dinleyebilirsiniz.)
Bu yazımızda oldukça muhafazakar, ve çok çekmiş milyonlarca anneden birisi olan Ö.Y.Ş Hanımın bana dolaylı olarak yolladığı mektubunu sizinle yorumsuz olarak paylaşıyorum. Hanımefendi Önemli bir konuyu da gündeme taşıyor, ” Evde Eğitim”
Hanımefendinin (Ö.Y.Ş) Oğlu yürüyemiyor ve çok az konuşabiliyor, ama dünya tatlısı bir çocuk. Baba hep bildiğimiz baba modeli… Yani olmasa da olur cinsi. Zaten onların yaşamında hiç olmamış.
Olay Eskişehir’de yaşanıyor. Çocuğunu okutmak için çırpınan bir engelli annesinin anlattıkları. Rehberlik Araştırma merkezlerinde yaşanan olaylardan sadece bir tanesi. Mektubu özetleyerek olduğu gibi yayınlıyorum..
Merhaba R……… hanım
Yazıma başlarken belirtmek isterim, nihayet boşandım. Bu sebepten dolayı soyadım Şeker olarak değiştiği için yeni mail hesabı aldım.
Epey oldu biliyorsunuz size oğlum H. CAN’ın okula alınmadığı için, eğitim alamadığını yazmıştım. Yaşadıklarımı ve öğrendiklerimi size aktarmak istiyorum. Ama neyi nasıl nerden başlasam anlatmaya diye düşünüyorum….
H. CAN gibi birden fazla yetersizliği olan ve aynı zamanda kronik rahatsızlıkları yüzünden okula tam gün gidemeyecek durumda olan bir çocuk. Bu gibi engelli çocukların eğitim alması nerdeyse imkansız gibi görünüyor. Bu konuyla ilgili çaldığım nerdeyse her kapı yüzüme kapandı.
Daha önce de belirttiğim gibi en son çare evde eğitim aldırmak istedim. Rehberlik ve Araştırma Merkezinde (RAM) bana, engelliler evde eğitim alamaz dendi.
Eğer ben bu işleri takip eden biri olmasaydım, aldığım red cevabından sonra pes ederdim herhalde. Çünkü ilgililer Nuh diyor ,peygamber demiyor.
İnternetten bu konuyla ilgili yönetmeliği indirip, Mevzuattan ve yönetmeliklerden bir haber olan memurların önlerine koydum. Bu yönetmelikten yeni haberimiz oldu demezler mi?
Ne acı değil mi? kanun ve yönetmelikleri bilip bizi yönlendirmek için kurulan kurum ve çalışanlarına, biz yasa ve yönetmelikleri bulup getiriyoruz.
Yönetmeliği gördükten sonra benden, oğlumun “zorunlu eğitim çağı boyunca örgün eğitim veren bir okula gidemez ve evde eğitim alması uygundur” ibaresi bulunan sağlık kurulu raporu istediler. bu raporu aldık, ama ben bunu kullanmaktan vazgeçtim. Bunun sebebini daha sonra açıklayacağım. (Bu arada sağlık kurulu raporu çıkarırken 4 kez toplam 32 TL doktor muayenesi katkı payı işlemişler. Bunu engelliler ödemek zorunda değiller. Bu konuyla ilgili de Sağlık İl Müdürlüğüne şikayetimi yapacağım.)
Oğlum Rehberlik ve Araştırma Merkezinden (RAM) tarafından Eskişehir Ulu önder, Eğitim Uygulama Okuluna yönlendirildi. Adı geçen bu okula görüşmeye gittiğimde, okulun hem fiziksel anlamda hem de kadrolarının yetersizliği yüzünden her sene 60 kadar öğrenciyi kabul edemediklerini söyleyen Okulun idarecilerine, “Durum böyleyse o zaman Milli Eğitimin bu çocuklara uygun okul açmak zorunda değil mi” diye soruyorum. Bana duyabileceğim belki de en acı cevabı söylüyor “sizden başka tek bir veli bile bu konularla ilgili bize müracaat etmedi”
Bu o zaman şu anlama geliyor: ya aileler benim oğlum gibi olan çocuklara eğitim aldırmak istemiyor, ya müracaat edecek yerleri bilmiyorlar, ya da kapı kapı dolaştırılmaktan bıktıkları için,çocuklarını okutmaktan vazgeçmişler.
“Madem oğluma uygun okul yok, o zaman evde eğitim aldırmak istiyorum” talebimi yineledim. Bu ısrarım karşılığında, lütfen de olsa Buna olumlu cevap aldım.
Bu defada başka bir sorunla karşılaştım “maalesef evde eğitim verebilecek zihinsel engelliler öğretmeni yok, ancak sınıf öğretmeni yollayabiliriz” dediler. “Bunu da ancak siz şahsen başvurduğunuz için sizin oğlunuza özel yapabiliriz, kimsenin haberi olmasın” gibi bir açıklamayı da ilave ettiler. Memurda ki Şu lütfa bakar mısınız?
Haklılar elbette, eğer bizim evde eğitim aldığımız duyulursa Ulu önder Okuluna her sene kabul edilmeyen 60 kadar öğrenci de bu uygulamadan faydalanmak isteyecektir.
Sonuç şu R.hanım, tüm uğraşlarım sonuç vermedi, bende H. CAN’ı geçen ay bir özel rehabilitasyon merkezine kayıt yaptırdım. Oğlumla birlikte 9 çocuk var sınıfta. Benim bildiğim bu sayı fazla ama eğitimimiz tehlikeye girer diye bir şey söylemeye korkuyorum. Sınıfta sadece 3 öğrenciyle okuma yazma çalışmaları yapılıyor. Diğerleri okuma yazmayı öğrenecek durumda değiller gibi görünüyor.
H. CAN okula gitmeye başladığı ilk hafta “e” harfini öğrendi. Hatta “el”in “e”si “ev”in “e”si diye çalıştıkları için “el” kelimesini ezberlemiş. yeni fark ettim ve sevinçten gözlerim doldu. ”
Biliyorsunuz artık engelli çocuklar yasa gereği bir okula kayıt olmak zorundalar. Milli Eğitim kendini bu işten sıyırmak ve sorumluluktan kurtulmak için velilerden, çocuğun okula gidemeyeceğine dair rapor istiyor. Ben tanıdığım tüm velilere “eğer çocuğunuzun okula gitmesini istiyorsanız böyle bir raporu almayın” diyorum. Eğer yasa tüm çocukların okula gitmesini ön görüyorsa o zaman bu çocuklara uygun okul yapmalıdır.
Sanırım az çok yaşadıklarımızı aktarabildim. Oğlumun durumunda olan çocukların eğitim alamaması çok üzücü. Belirttiğim gibi hem kurumlar çocuklarımızın eğitim almasını gerçekten önemsemiyor.
Umarım daha güzel haberlerde tekrar buluşuruz. Kucak dolusu selam ve sevgilerle…
Ö………..Y………..Ş………
Goruntuleme 704 defa / Okuyucu Sayisi 330 kisi
Konu/Yazar: Mustafa Öztürk • Yazarlar
Yazar Hakkında:













