Turizmde Yeni Trendler/İkinci Adam Operasyonu
Konu/Yazar ahmetcakil - Mar 15, 2010 - Yorum 0
SEKTÖR MUCİT DOLU
Son on beş , yirmi yıldır dünya turizmine bizim kadar katkı yapan , yenilik üreten , yön veren başka bir ülke , millet , kavim vesaire olmadığına kalıbımı basarım. Mesela her şey dahili biz keşfetmedik ama mucidi bile hayretler içindedir zahir, nasıl olmasın ki , ultra , mega , x-large v.s. bilimum renkli aksiyonu biz yarattık ne haber , zaten muhtemelen psikolojik destek alıyordur bu yaptıklarımızı duydukça. Temalı otel inşa etme fikri bize ait olmasa bile , dünya güzeli sahillerini elin oğlunun sarayına , evine , köşküne , gemisine v.s. benzeteyim diye mono blok beton yığınına çevirme sanatının en iyi icracıları yine bizleriz.
Sonra, değil Akdeniz’in Dünya’nın en hızlı terfi alınan otelcilik sistemini de biz bulduk , bugün garson , haftaya F&B müdürü , bir ay içinde Genel Müdür koltuğu garanti , kampanyamızdan faydalanın .Keşfi sanatla bütünleştiren ince bir zekanın ürünü tüm bu yaratıcılık unsuru çalışmalar bizim milletimize ait dikkatinizi çekerim. Elin oğlu hala yok gelenekmiş , yok stilmiş , tarzmış , kaliteymiş ıvır zıvır uğraşıp duruyor , boşuna vallahi , bakın bizim çocuklara bu sezon iki otel , seneye yirmi iki , dünya turizm sektörünün en uzun zincirleri bizim ülkemizde , birbirine eklene eklene uzayıp gidiyor , hatta sınırlarımızı aştı geçti bile. Gerçi arada kopan zincirler oluyor ama olsun , başka halkaya ekleniyor çok geçmeden.
Turizmden beslenen sektör temsilcileri de bir o kadar yaratıcı emin olun , mesela kadeh kadeh içerken keyiften olmasa bile öleceğiniz kuvvetle muhtemel yegane ve türlü çeşit içkiler yine bizim ülkemizde üretilmekte , kaçak diyorlar ayıp ediyorlar , zira bu insanlar da turizme hizmet ediyorlar. Elbette yabancı yatırımcıyı da unutmamak gerek , dünyanın en pahalı oteli olarak lanse ettiğiniz tesisi , derme çatma balıkçı barınaklarının ve lokantalarının yanına inşa edip , dünya starları ile devasa bütçeli açılışlar yaparak ülke tanıtımına katkıda bulunmak ve ardından maaşlarını ödeyemediği için tüm personeli işten çıkartmaya çalışmakta yine bu topraklarda yaşanan enstantanelerden .
İKİNCİ ADAM OPERASYONU
Fakat bu yazdıklarımdan daha yeni daha taze bir gelişme var nevi şahsına münhasır otelcilik dünyamızda. Aslına bakarsanız bir süredir denenmekte ve bazı tesislerimizde pilot çalışması yapılmakta olan bu yeni sistemde hangi departman olursa olsun birinci adamın gereksizliği bu mantık doğrultusunda kanıtlanmış durumda. Sistem aynen şöyle işliyor , önce sezon sonu tüm birinci adamları saf dışı ediyorsunuz . Siz buna ister işten çıkartma deyin , ister kovma ancak sonuç belli , tesiste hiçbir departmanda birinci adam kalmıyor. Hatta bazı durumlarda Genel Müdür bile. Haliyle bu çalışmanın alt yapısı geçen sezon ortasında şekillenmeye başlamış , ikinci adamlara gerekli manipülasyonlar yapılmış ve gelecek için hazırlanmış oluyor.
Efendim birinci adamları gönderdik mi ? ,tamam şimdi sıra ikinci adamları üç otuz kuruşa kandırıp terfi bahanesi ile gözlerini boyamakta ve ardından koltuklarına oturtmakta. Tabiki bununla da kalmıyor , geçen sezon verilen kadro sayıları beşer onar aşağılara doğru çekiliyor , ikinci adamın itirazı olmadan. Nasıl olabilir ki , terfi verdiği için minnet duyduğu müdürüne ya da patronuna nasıl böyle bir haksızlık , terbiyesizlik yapabilir ki , Allah bile affetmez vesselam. Sonuç kati itaat .
RİVAYET OLURKİ
Rivayet olur ki , vakti zamanında muhtelif vakitlerde yurtdışına çıkan , yaratıcı zeka sahibi bir genel müdürümüz her dönüşünde tesisin İK müdürünü yanına çağırır ve birlikte istişarede bulunurlarmış. Konu genelde müdürümüzün frenk ülkelerinde kaldığı otellerde yaptığı incelemeler ve tespitler üzerine oluyormuş. Aldığı notlar , çektiği fotoğraflar üzerinden kendi tesislerinde neler yapabileceklerini ya da ne kadarını yapabileceklerini konuşurlarmış. Yalnız sıkıntı müdürün yurtdışında konakladığı tesislerin tümünün dört yıldız ve altında olması , çalıştığı tesisin ise oldukça iddialı beş yıldızlı bir Resort olmasıymış.
Her defasında genel müdürüne bunu hatırlatmaya çalışan İK müdürü için artık bu tartışmalar sıkıntı vermeye başlamış. Neden mi ? , çünkü saygıdeğer genel müdürümüz son İtalya gezisinin ardından konakladığı bir tesisten hayranlıkla bahsetmeye başlamış , efendim hayranlığının nedeni bir personelin birkaç görevi birden idame ettirmesiymiş , yani kapıda bellboy , deskte resepsiyonist , odada room servis personeli. Genel müdürün tüm istediği aynı sistemin kendi tesislerinde de uygulanmasıymış. Yani personel sayısını yarı yarıya azaltacak ve herkesi kendi işi dışında başka bir işle görevlendireceksiniz. Oda sayısı elliyi geçmeyen bir şehir otelciği ile dört yüz odalı Resortun karşılaştırmasının bu şekilde yapılmasına oldukça içerleyen İK müdürü Genel Müdürüne hak ettiği cevabı Ferhan ŞENSOY’un Oteller kitabında anlattığı hikayelerden biri ile vermiş.
Ferhan ŞENSOY’un Anadolu turnelerinin birinde , yalan olmasın sanırım yolu Karadeniz de bir kasabaya düşüyor. Kasabada kalınacak tek otelin önünde taksiden valizlerini indirirken , içeriden koşarak bir personel yardıma geliyor , valizleri içeri taşımasının ardından otele giren personel resepsiyon memurunu beklemekte olan Ferhan ŞENSOY’un şaşkın bakışları üzerindeyken deskin arkasına geçiyor ve giriş işlemlerini yapmaya başlıyor. Oda anahtarını Ferhan bey’e uzatan görevli hızla valizleri sırtlanıyor ve odayı göstermek üzere önden gidiyor. Dormen , Bellboy , Resepsiyonist her üç görevi de büyük bir hızla tamamlayan tek bir görevli . Bizim genel müdürün hiç öyle yurtdışına filan gitmesine gerek yokmuş aslında , ne varsa yine Anadolu’da var. Ardından akşam yemeğine inen Ferhan ŞENSOY servisi de aynı personelin yaptığını görünce dayanamıyor ve sevgili kardeşim bana bir kadeh rakı getir ardından da otelin sahibini çağır tanışalım diyor. Sesini çıkarmadan rakı servisi yapmaya başlayan görevliye patronunu çağırdınmı diye soran Ferhan bey aldığı cevap ile şaşkına dönüyor , efendim patronda benim , müdürde , garsonda.
Saygılarımla
Emir HEPOĞLU
emirhepoglu@yahoo.com
Goruntuleme 618 defa / Okuyucu Sayisi 273 kisi
Konu/Yazar: Yazarlar
Yazar Hakkında:













